- Ebolax -
Ebolax Emre Şenkal
World Programmer
CV
Profile - Send mail
msn : ebolax@hotmail.com
email : ebolax@gmail.com

Categories

Search

Archive

Calendar

<<  November 2008  >>
SuMoTuWeThFrSa
2627282930311
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
30123456

Pages

Blogroll


Buyrunuz bu dünyayı şekillendiren olguları gözlemleyiniz :)

100 Amiga Games in 10 Minutes :


100 Commodore 64 Games in 10 Minutes :

Yaw zamanında kuzenim Deniz ile yaptığımız şu çılgın şarkı dinlenmez de ne yapılır :)))))

1 kilo soğan, 3 kilo sarımsak, 1.5 kilo kırmızı biber, 2 kilo taze 3 kilo kuru soğan, 1 kilo biberiye, 1 avuç tuz, a apaz karabiber... ve tatlı tatlı yiyin diyor adam hahahahaha


Chiptune

23.09.2008
Bilmeyenler için bir bilgi daha. Amiga dönemlerinde yapılmış basit seslerden oluşan az yer kaplayan module (müzik) dosyaları için "chiptune" terimi kullanılırdı. Bu işin en iyi adresi olan www.chiptune.com adresini adamlar son gördüğümden beri değiştirmiş ama ne değişiklik! Amiga Workbench kullanır gibi kasıyorsunuz web sayfasını. Javascript ile yapmışlar aslında ama mouse'u nasıl hide etmişler bilemedim :)

Eveeet! sonunda buldum hayatımın module'lerinden birini :) Kendisi Disco Zak ile beraber super chiptune'lar arasındadırlar :)

rez-monday.mod (36.13 kb)



NOT: "mod" uzantılı dosyaları Winamp ile dinleyebilirsiniz. XM uzantılı Extended Module dosyaları vardır onları da dinleyebilirsiniz yeter ki isteyin :)))

NOT2 : Hacı yaw diyorum bu adamlar sesleri bu kadar güzel kullanmış mıydı? :) Meğer remix'miş bu meret orjinali "Random Voice" isimli grup tarafından 1991 yılında yapılmış meğersem. Buyrunuz orjinalini de :)

monday.mod (15.59 kb)



NOT3: Ulan "Random Voice" grup değil Edvin Fladen isimli Norveç'li bir adammış :))) Helal olsun be yürü beeee :)))


Module

22.09.2008
O şaşalı Amiga dönemlerinde "Module" yapardık hacı biz. Eski yazıları okuyanlar zaten bilir :) "mod" uzantılı o muhteşem dosyaların en güzel örneklerini yine buradan bulacaksınız :)

Java ile module çalabilmek için Javamod Player isimli bir java applet'i kullandım bakalım nasıl çalışacak.

Module dosyasını çekmek isteyenler için :
Disco Zak
disco.mod (42.71 kb)


(Ulan applet'i koyana kadar canım çıktı TinyMCE'ye)

NOT: Hacı kastım Extension yaptım BlogEngine için sırf şu modulleri çalan appleti koyabilmek için :)


RetroMania

25.06.2008
Adre arkadaşım gerçek hayatta retro pixeller gibisinden bir link göndermişti oradan beğendiğim resimler :)


Beni bilenlerin bilebileceği üzere amatör (?) olaraktan bilgisayarda müzikle yıllardır uğraşmaktayım. "Nedir benim bu tarihim" yazılarında da bu durum açıkça belirtilmiştir :)

Müzik işine ilk olaraktan Commodore 64 zamanında başladım ama o zamanlar kullandığım programlar oldukça kısıtlı programlardı tabi. Sonra Amiga 500 ile tanıştım ki Protracker o zamana kadar gördüğüm en güzel müzik programıydı. Bu arada bende Commodore 64 varken Krokiller'da Amiga'da Protracker zaten vardı. Kuzenim Deniz'le birlikte amiga ve commodore'da yapılmış hazır müziklerin üzerine söz yazar kasede şarkı kaydederdik :) Bunları da bir ara paylaşmak lazım buradan :)

Neyse işte böyle Amiga'da Protracker ile uzun süre uğraştıktan sonra PC'de Fasttracker ile tanıştım. Aslında bende Amiga'da Protracker varken Krokiller'da PC'de Fasttracker vardı (dejavu ulan! :))... yalnız Krokiller'a Fasttracker programı ben bulmuştum... bana da Aytek bulmuştu... karışıkmış olm bu durumlar :) İşte böyle böyle sonunda PC'de Fast Tracker kullanmaya başladım ve uzun süre de kullandım. Birsürü projem vardır bu programda ve son olarak PC'de Fruity Loops ile tanıştım ki harika ötesi bir programı gördüğüm zaman tanırım :) (Ulen bu arada Fruity Loops da benden önce Krokiller'da vardı ne ayak uleeean!:) Fruity'nin Tarzı Fast Tracker'dan farklı olduğu için alışmam biraz zaman aldı ama alıştıktan sonra en baba müzikleri bile 1 saatte falan çıkarıyorsunuz muhteşem program. Bu arada Fruity Loops artık hayatına FL Studio olarak devam ediyor ve 7.0 versionu mevcut elimde.

Buraya da bir iki muzik attıralım da hem insanoğlu bilgilensin hem de yeni mp3 pluginini deniyim BlogEngine'in :)


Efendim hafta sonu onca işin gücün arasında sırf siz değerli okurlarımı sevindirebilmek için kastım word dokumanı olarak hazırladım bu yazıları değerinizi bilin yani :)

Şimdi hacı bu avrupada amerikada falan sıkı oyun firmaları var malum. Yani adamlar bizdeki Pusu oyunu gibi 3 yılda ancak bir oyun çıkarmıyorlar. Seri oyunları falan var (bkz fifa serisi falan) ayrıca bir oyunun bütçesi neredeyse bir film bütçesi kadar oluyor yani.

Neyse efendim bu işler bu kadar profesyonel şekilde yapılıyor ve bu oyun olaylarında en önemli kısımlardan biri de “Tester” olayı. Yani oyunu test eden ayrı bir kadro var. Hatta oyunların Credits kısımlarında en sonda da olsa tester’ların isimleri vardır ki ben Nba Live 2000 oyununda tester kadrosuna kadar okumuştum zamanında credits kısmını :)

Şimdi durum böyle olunca ve ülke olaraktan Avrupa Birliği olayına girdiğimizde otomatik olarak yeni bir iş koluna kavuşmuş olacağız. Aslında bu benim gizli planımdı lakin paylaşım olayına girdik bir kere bunun dönüşü yoktur.

Şimdi bu “oyun tester” lığı işi gelip bizi bulduğu zaman benim gibi oyun meraklıları da(hoş artık 2-3 oyunu düzenli oynuyorum ama olsun) bu iş olanağından faydalanmak isteyeceklerdir. Şimdi sizlere bir kamu hizmeti olaraktan örneğin EA Sports gibi bir firmaya yapacağınız iş başvurusu yani CV örneğini takdim etmek isterim. Tabii siz bu örneği ingilizceye çevirerek kullanın :)

Ebola XAVIER

Ev Telefonu : …
İş Telefonu : …
e-mail : …
Doğum Tarihi : 18.09.1979
Doğum Yeri : Antalya
Yabancı Dil : Orta Seviyede İngilizce
Askerlik Durumu : …


Eğitim


- 1996 Antalya Lisesi
- 2001 Süleyman Demirel Üniv. Müh. Mim. Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü
 

İş Deneyimi

1994 – 1995 Fame City Selekler Çarşısı – Antalya
1995 – 1996 Fame City Bizim evin yakınında küçük bir dükkan - Antalya
1996 – 2000 Fame City Güllük – Antalya
1996 – 2000 Las Vegas – Antalya
1996 – 2000 Jeton her yerde 100.000 iken orada 50.000 olan bir yer vardı bir dönem kıç kadar bir dükkandı.
1998 – 2002 Kompi – Antalya

Eğitim ve Seminerler

Eş dost sağolsun Horyuken çekmesi olsun büyü atması olsun çeşitli konularda yardımcı oldular. Ayrıca Fame City’nin sahibi ara sıra açardı makinenin jeton kısmını orada jetonun yaptığı aktiviteyi eliyle yapardı sınırsız jeton’la bitirirdi oyunu biz de seyrederdik.

Makine Deneyimleri :

Arcade (+Emulator)
PC
Commodore 64
Amiga 500
Sega Mega Drive (+Emulator)
SNES (+Emulator)
Nintendo 64 (Emulator)
Amiga 1200 (+Emulator)


Oyun Bilgisi
 

Street Fighter : Horyuken, Aduuket, Taktakburuket, Minik Naci ve daha bir çok hareket. Street Fighter 3’ün grafiklerine de hastayımdır bu arada.

Final Fight : Tek Jetonla Sodom’a kadar gelirim eğer geçebilirsem Andore’lerden iki tane gelen ring var bir ihtimal oraya kadar zorlarım.

Art of Fighting : Zamanında Antalyada süper hareketleri öğrenip Burdur’da hava atmıştım. 

Street Hoop : Diğer bir çok spor oyunu gibi favori oyunlarımdan. Ispartada Street Hoop’daki süper harekete karşılık olarak süper savunma (blok) olan bir versiyonu daha vardı ama bir daha göremedim harika oyundu wallahi. 

Mortal Kombat I – II: Özel hareketler, Fatality, Babality, Friendship konularında uzmanlık.

Tekken 3 : Adam pataklama ve Çeşitli Kombolar konusunda orta düzey kullanım. 

SWAT : Çook iyi oynardım bee! 

Double Dragon I – II – III : 3’ün (Rosetta Stone) amiga’daki giriş müziği harikaydı. I ve II arcade’de çok oynadım. 

Golden Axe : Her türlü platforma çıkmış oyunlardan biri olup hemen her platform için de oynadım yani ama Jeroen Tell’in hazırlamış olduğu C64 müziğinden ötesini tanımam.

Sunset Riders : G.tüne g.tüne sıkarım kurşunu!


Karnov : Ulan manyak oyundur bu da haa :) 1. bölümü zar zor geçerdim.

Karnov’s Revenge : Karnov’un ikinci oyunu. Gördüğüm en rezil dövüş oyunlarından.

Nba Live Serisi : Kralı gelse tanımam. Veririm basketi yaparım smacı. 

Fifa Serisi : 98’den sonra soğudum. Ama 98’i de 3 yıl oynadım. 

Creatures I – II : 64 zamanlarının en kral platform adventure oyunu çok kral oynarım. 

Body Blows Galactic : Elemanın teki (oyunun has adamlarından) böyle havadan yere çapraz top atıyordu büyüsünde. Onunla Krokiller’in eline az vermemişimdir. 

Dark Lord : Grafikleri iyiydi ama oyun kötüydü be abi. Ati çok sever bunu. 

Pro Evolution Soccer 4 : Kralını Tanımam basarım golleri. 

GTA 3 ve sonrası : San Andreas’ı oynamadım ama diğer 2 oyunun hastasıyım.

Hudson Hawk : Güzel oyundu lan bu güneş gözlüklü bir eleman vardı. 

Arcade’de şimdi adını hatırlamadığım bir oyun vardı ve iki kardeş ninja vardı Gozu ile Mezu adında harika grafikleri vardı. Süperler falan zevkli oyundu. 

Combat School : Ulan bu oyunu da severdim ben. Hatta Commodore 64’de de vardı ve bir joystick’i sırf bu oyunla yedim bitirdim. Arcade versionunda da School’dan çıkamadım dalamadım action’lara :) 

Rival School : Gördüğüm en salak konulu oyun Ati sever ben sevmem. Okuldaki elemanlar dövüşüo var mı böyle bir şey ya? 

Last Ninja I – II - III: Ne oynardım zamanında be. 

Emlyn Hughes International Soccer : C64’deki en iyi futbol oyunu. Kuzenim Deniz’le beraber az şampiyon olmadık hey gidi günler hey. 

Pit Stop I - II : 64 zamanında oynardım çılgınlar gibi değiştirirdim lastikleri verirdim benzini arabaya. 

Stunt Car Racer : Pis zor oyundur ama başardık tabii zamanında. Amiga versionunu çok oynadım. 

Prince Of Persia : Son dönemde coştukça coştu ama ben 1. versionunu bitirdim bana yetti wallahi. 

Zool I - II: Sıkı platform’dur bitirmek nasip olmadı ama baya bi ilerledim. Cuppa Cups şekerlerine de hastayımdır. 

International Karate : Zamanında öğrendik biz dövüş olaylaırnı zamanındaaa. 

Barbarian I – II – III : III. Version maceralıydı onun dışında Amiga’da Krokiller’in eline az vermedim kafasını. G.tünü keserim adamın! 

Legend Of Zelda Ocarina Of  Time : Süper oynarım oynamamış olanlara da tavsiye ederim. 

Seven Kingdoms I – II : PC’de oynadığım nadir strateji oyunlarından biridir ama sıkı oynardım zamanında.

Genel Deneyim :
 

Bilgilerimden de anlaşılacağı üzere özellikle Spor oyunlarında çok iyi olmakla beraber platform oyunlarında da kralını tanımam. Strateji sevmem RPG sevmeye başladım FPS oynamam oynayanı da sevmem gerekirse kavga çıkartırım NBA Live açsın diye.


Evet tamamlayalım şu yazı dizisini de rahatlayalım yaw yaz yaz ellerim yoruldu wallahi. Bir daha yazmıyacam böyle uzun uzadıya olayları :)

Sonunda zamanı gelmişti. Bütün bu karanlığın bir yerinde mutlaka ufak da olsa bir aydınlık olmalıydı ve bu aydınlık beni ısıtmaya yetecekti. Bu aydınlığın 166 MMX olacağı kimin aklına gelirdi ki? Üniversitenin 2. sınıfında "yeter artık bu çile" feryatlarım sonunda amacına ulaştı ve döneme göre gayet iyi bir bilgisayar olan Pentium 166 MMX makinemi aldım. Aslında PC'ye geçişin çok büyülü bir olay olacağını zannediyordum ama hiç de öyle olmadı. Makineyi aldığım ilk gün 23:00 sularında yattım uyudum oysaki Amiga'yı aldığım gün hem 3'de hem de uyuyamamıştım :)

PC'nin bana en büyük getirisi Internet oldu. Scene.tr olaylarına dalışım. Chat, Sörf, Yahoo gibi olayları ilk öğrenişim bu zamanlara tekabül eder. Bende halen Amiga varken Krokiller'in evinden Netmmeting ile milletle konuşup eğleşiyorduk ve sonunda ben free olarak da yapabilecektim bu olayları. Hatta bir keresinde dış ülkeden birinden bir Türk ile konuşmuştuk adam bize İbrahim Tatlıses dinletmişti internet yoluyla. Ne eğlenmiştik be o zaman için güzel olaylardı.

Amiga'daki Protracker'dan sonra PC'ye geçen Krokiller ne yazıkki uzun bir süre Protracker gibi bir program bulamadı ve bana gıpta ile baktı (muuuhahaha) ama sonra Aytek isimli arkadaşın yardımıyla PC'de "Fast Tracker" isminde bir müzik programının olduğunu öğrendik ki o neyd öyle beee! Protracker'ın bir daha adını bile anmayacağın özelliklere sahipti. Protracker'da 4 kanal olan kanal miktarı 64 kanala kadar çıkabiliodu. Ayrıca istediğin kadar sample (enstrüman) desteği vardı ve sound sampler kendi içinde (Ayrıca PC'de donanımsal olarak da kendi içinde) geliyordu. Tek kelimeyle harika bir programdı ve ben PC'ye geçiş yaptığım zaman bu program en olgun dönemine ulaşmıştı : Fast Tracker 2.09. Tüm zamanlar için konuşursak en çok kullandığım program (iş konusu dışında) Fast Tracker'dır. Tüm kısayolları PRotracker'dan devam ediyordu ve geçişte hiç zorlanmıyordunuz. Müzik kalitesi ve kullanımı harikaydı hastasıydım :)

Grafik konusunda müzikte olduğu kadar şanslı değildik ne yazıkki. Deluxe Paint 3.0 sürümü vardı PC'de ama o da doğru dürüst işimizi görmüyordu. Daha sonraları "Promotion" isminde Deluxe Paint'in windows versionu olarak yorumlanabilecek bir program çıkmış olsa da Amiga zamanındaki tadı bir daha vermedi ve Photoshop'a, Flash'a kadar grafik olaylarına ara verdim. Yalnız Krokiller bu dönemde 3D olayını iyice kapmış "3D Studio Max" programında harikalar yaratıyordu. Ben çok geç 3D oalylarına girdim. Atılım derseniz halen Commodore'daydı ve PC alması tam bir yılan hikayesine dönmüş durumdaydı. Şu olacak bu olacak bir sürü şey diyordu ama olmuyordu, olamıyordu :)

Benim bu Amiga'dan PC'ye geçiş döneminde tuttuğum ve sonradan Word ortamına geçirdiğim bir ajandam var. Ondan çeşitli parçaları ileride atacağım buraya her şey çıkacak ulen ortaya! :)

Bu dönemde Antalya'da yeni açılmış olan ve Aytek isimli arkadaşımızın çalıştığı Microchip Bilgisayar'a takılmaya başladık ki ben ilk 166 MMX makinemi buradan almıştım. Şimdi o makineden yalnızca disket sürücü ve klavye kaldı ama bunlar da bir başarı değil midir arkadaşlar? :) Microchip'in muhabbeti gayet güzeldi. Ara sıra toplanıp yapılan Network partileri ayrı bir tatlıydı ama sonradan internet cafe'ler artında bu geleneğe de bir son verildi.

Biz bu arada demo olsun oyun olsun yapalım da yapalım iyice coşmuştuk ama bir türlü çıkmıyordu sonucu. Daha önce bahsettiğim gibi yalnızca ufak parçalar oluştu öylece kaldılar (Krokiller online olacak da gönderecek Chaotic'in parçalarını toparlak adam :)

Oyun konusunda da Network olayları dışında (ki network'un favori oyunu olan Duke Nuke'm i ben pek sevmezdim) PC ayrı bir cennetti. PC'yi alma nedenlerimden biri olan Nba Live serisi vardı ki her yerde posterlerini görüp ah çekerdim. Benim PC dönemimde Nba Live 97 ve Fifa 97 vardı. Fifa'yı da çok oynadım tabii ama Nba kadar zevk vermedi hiç bir zaman. Nba Live 98'de de oldukça coştum ama 99'da doruk noktasındaydım. Her türlü editleme işini yaparak oyunu bir nevi kendi malım haline getirdim :) ve NBA Live 2000 ile ip koptu 3 yıl bu oyunu oynadım. Ayrıca Fifa 98'i de (ki bence fifanın doruk noktasıdır) bu 3 yıla çerez yaptım :) Artık oyun olayım eskisi gibi çeşitli değildi. Varsa yoksa bu iki oyunu oynuodum ve bu olay böyle sürüp gitti (işte o yüzden eski tadı yok ya) Örneğin şu anki favorilerim : Nba Live 2005 ve Pro Evolution soccer 4

Oyun konusu PC'de amiga gibi olmadığı için pek değinmeye gerek yok. Özellikle PC'nin 2 boyutlu dönemine pek bulaşmadık. Neredeyse doğrudan 3D olayına geçtik gibi. Virtua Fighter'ları oynadığımız zamanları falan unutmam yani. Yalnız Krokiller'la bende amiga varken oynadığımız "College Slam" oyunu da ayrı bir destandır:)

Atılım en sonunda bir yerden başlayalım bari dedi ve PC'yi parça parça toplamaya karar verdi. Hatta ses kartını da kendisi imaledecekti :) Sanırım o ses kartı olayı hüsranla sonuçlanmıştı (yanlışsam düzelt hacı) ama bir ara HDD'si olmadığı için "Aladdin" isimli oyunu RAM'a atıp doyasıya oynadığını hatırlıyorum Ati'nin :) Bir de harika "Action Soccer" oynamıştık.

Bizim bir de sözlü müzik yapma çabamız vardı PC döneminde. o zamanlar CD yazıcılar ucuz olsaydı Krokiller'la yaptığımız denemeleri kaydeder yarıla yarıla gülerdik şu anda :) Ne zaman ses kaydedelim şeklinde bir araya gelsek iş koparak bitiyordu. Hele bunun içinde Atılım varsa apayrı bir tat oluyordu ve bunların kanıtları da bulunmakta yakında gönderirim :) Sonuçta yaptık bir iki bir şey ama asla istediğimiz kalitede olmadı tabii. Geçiş döneminde olmanın hem iyi hem de kötü tarafları var ne yazıkki. Bizim o zaman için aaaah ah dediğimiz olayları şümi g.tünle yapabiliyorsun afedersin :)

Ati programlama olaylarını ODTÜ Bilgisayar Müh.'e geçmesi ile daha da coşturdu C - C++ in dibine vurdu bu arada. Biz takıldık Ati gelişti, Biz takıldık Ati gelişti ve en sonunda bizden koptu Ankara'da kendi grubunu falan kurdu. Neydi lan adı realtime mıydı ada bak mna koyiim :) Ama olmadı Atilim yapamadın işte! Lakin olsa ne olmasa ne artık hiç bir şey eskisi gibi değil ne Goblins kaldı ne birşey. Krokiller'in yaptığı web sayfamız bile vardı walla zamanında :) Şimdi emulatorler falan o dönemin tadını almaya çalışıyoruz ama olmuyor tabii. Hatta emulator demişken daha Callus'un ilk çıktığı zamanlarda bile ne kadar heyecanlandığımızı hatırlarım. Daha o zamanlar bile sesimizi kaydedelim yapalım artık bir şeyler derdindeydik :)

İşte beyle beyle oldu. Aklıma gelen bir şeyler olursa ufak pasajlar şeklinde atarım artıkın şimdilik bu kadar.


İlk PC'mi alana kadar olan hayatımda hiç böyle sevinmemiştim. Aslında PC'ye de neden sevindiysem? Sanırım NBA Live serisi hatrına sevinmiştim çünkü Amiga'da böyle oyunların gölgesi bile yoktu ama her şeye rağmen Amiga gibi bir bilgisayar geçmemiştir elime...

Lise'ye giriş olayında sonunda dualarım kabul olmuş ve bir Amiga sahibi olmuştum. Bu arada Goblins almış başını gitmiş harika bir grup olmuştu :) Bir insan o zamanlarda kendini geliştirmek istiyorsa bunu en iyi Amiga ile yapabilirdi çünkü grafik ve müzik olayında donanımsal olarak PC'de güzel destek varken Software kısmında Amiga sokup çıkarıyordu yani o derece :) Benim de asıl ilgimi çeken grafiksel özellikler oldu tabii ama ilk alındığında bunu doğrudan "oyunları manyak oğlum" şeklinde yorumladık tabii hata ettik :)

Amiga'nın yanında sikko bir oyun ile Basic vermişlerdi (ulan kurtulamamışız Basic'den bak). Yalnız alındığından itibaren reset tuşları çalışmıyordu ki dakka bir gol bir tabirini yapıştırmıştım tee o zamanlar. Artık benden önceki adam nasıl kullandıysa içine sçmış aletin. Yalnız burada belirtmek isterim ki bu Krokiller çok şanslı bir herif. Benim makinenin yarı fiyatına (yani o zaman için 7 milyona) 2.5 Mbyte Ram'li bi Amiga almıştı (Amiga için 2.5 mbyte ne demek bilen bilir. Ayrıca Amiga her ne kadar 500 Kbyte ram ile gelse de 1 Mbyte Ram taktırmak standartdır.) Neyse ben bir süre Amiga almamışım da bela almışım gibi uğraştım durdum makineyle. Yine bizim elemanlardan Başar adlı eleman anlıyordu biraz halletti benim reset problemini ama daha sonra çıkan "kilidi kapalı disketi okuyamama" hatasını ne Başar çözebildi ne de başka biri. Uzun süre disketleri kilitlemeden kullandım ve zırt pırt o zamanın ünlü virüsü "Saddam"